DOLAR 13,75470.25%
EURO 15,58430.15%
ALTIN 786,390,00
BITCOIN 657297-2,91%
İstanbul
15°

AÇIK

15:22

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

ülke ekonomilerine zarar veren betona alternatif arayışı sürüyor
  • Artan Haber
  • Ekonomi
  • Ülke ekonomilerine zarar veren betona alternatif arayışı sürüyor
25 okunma

Ülke ekonomilerine zarar veren betona alternatif arayışı sürüyor

Betonun kısa ömürlü olması, karbon salımına yol açması ve geri dönüştürülememesi gibi sebeplerle ciddi zararlarının bulunduğunu belirten sektör temsilcileri, alternatif ürünlere yönelmek gerektiğini ve bu konudaki arayışların başladığını bildirdi.

ABONE OL
8 Kasım 2021 18:30
ülke ekonomilerine zarar veren betona alternatif arayışı sürüyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Dünya Şehircilik Günü kapsamında AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan sektör temsilcileri, inşaat yapımında betonsuz uygulamaların olası olduğunu, sürdürülebilir bir etraf için artık yeni yöntemlerinin oluşturulması gerektiğini kaydetti.

Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı (KENTSEV) Genel Sekreteri Haldun Ersen, küresel ısınmaya bağlı iklim değişikliğinin tüm dünyayı ve Türkiye’yi afetlere ve göçe aleni hale getirdiğini, bilhassa şehirleri tehdit eden iklim değişikliğine karşı acil önlemler alınması gerektiğini söyledi.

Dünyada karbon salımının yükselmesinin iklim değişikliğini meydana getiren en önemli sorunlardan biri olarak insanlığın karşısına çıktığını dile getiren Ersen, insanların ve öbür canlıların ölümüne, doğanın tahribine, milyonlarca insanın göç etmesine sebep olan bu problem için tedbir alma zamanı geldiğini, ülkelerin Paris İklim Anlaşması’nı mecbur bir yol haritası olarak benimsemesi gerektiğini anlattı.

Ersen, son yıllarda karbon salımının artmasıyla şehirlerde hava kalitesinin düşmesinden, ısının artmasından, aka yangın ve sellerin yaşanmasından bahsederek, karbon salımının yükselmesinin deprem risklerini de artıracağını vurguladı.

Önlem alınmaması halinde ülkelerin milli geleceklerini ve sürdürülebilirliklerini zorlayabilecek durumlarla karşılaşabileceklerini kaydeden Ersen, şu bilgileri verdi:

“Paris İklim Anlaşması kapsamında konutlarda ve binalarda kullanılması gereken sürdürülebilir ve karbon salımı düşük malzemelerin üretilmesi ve kullanılması fazla önemli olacak. Yapılan araştırmalarda konut ve bina üretiminde kullanılan malzemelerin yekün karbon salımının yüzde 40’ını oluşturduğu görülmektedir. Beton yerine alternatif malzeme üretimi veya karbon salımı düşük beton üretimi konusunda Ar-Ge çalışmalarının yeni dönemde daha da gelişeceği görülmektedir. Özellikle şehirlerin gelişiminde çevresel sürdürülebilirlik ve kentsel dönüşüm konusu daha da önemli hale gelecektir.”

“Kentsel dönüşüm sıfır karbon hedefine katkı sağlayacak”

Haldun Ersen, kentsel dönüşüm ile şehirciliğin birbirinden müstakil düşünülemeyeceğini belirterek, bu çerçevede kentsel dönüşüm yasasının revize edilmesi, çevresel sürdürülebilirlik konusunun bakanlık ve yerel yönetimler düzeyinde yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.

Çevresel sürdürülebilirlik ve enerji verimliliği sağlayan kentsel dönüşümün karbon salımı düşük konutlarla Türkiye’nin 2053’teki sıfır karbon hedefine aka katkı sunacağını dile getiren Ersen, bu süreçte Paris Anlaşması’na sıkı sıkıya bağlı kalmanın öneminden bahsetti.

Ersen, “Kamu binaları ve konutlarda karbon salımının azaltılması amacıyla hayata geçirilecek projeler desteklenmeli. Kentsel dönüşüm yasası çevresel sürdürülebilirlik ve karbon salımı düşük binaların üretimi şeklinde revize edilmeli.” diye konuştu.

“Maharet hane yapmakta değil doğaya saygıda”

Helmann Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Selman Özgün ise Türkiye’deki konut üretiminin ve mimarinin artık tekdüze haline geldiğini, şehirler ve üreticiler değişse de “betonun” değişmediğini söyledi.

Herkesin hane yapabileceğini, bunun maharet olmadığını dile getiren Özgün, “Asıl maharet şehirlerimize ve şehircilik anlayışına saygı duyarak, toprağa, hayvanlara ve bitkilere ziyan vermeden konut üretebilmek.” dedi.

İstanbul’da milyonlarca insanın evinde balkonun bile bulunmadığını, pencerelerden yeşil namına hiçbir şey görülemediğini anlatan Özgün, “Betona boğarak şehirlerimize ihanet ediyoruz. Eskiden her şehrin, her semtin, her hatta mahallenin kendine mahsus bir karakteri, üslubu, rengi, kokusu, kısaca şahsiyeti vardı.” diye konuştu.

Özgün, Türkiye’de 20 milyona yakın konut bulunduğunu kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu konutlardan dönüştürülmesi gerekenlerin sayısı 7 milyona yakındı. Az da olsa bir kısmı dönüştürüldü. Yani yekün stokun 3’te birinin yıkılması gerekiyor. Yık-yap, yık-yap nereye kadar bu şekilde devam edeceğiz? Uzmanlarının aka kısmı betona 60 yıl ömür biçiyor. Hiçbir betonarme bina geleceğe miras kalamayacak. İleride kimse 21. yüzyıl mimarlığından söz edemeyecek. Geleneksel inşaat teknikleri ve tabii malzemelerle hane yapma üzerine eğilmeliyiz. Bu konuya talebin artacağını düşünüyorum.”

“Betonarme binaların ekonomilere milyarlarca dolar zararı var”

Selman Özgün, betonarme binaların kısa ömürlü olması ve geri dönüştürülememe gibi probleminin bulunması nedeniyle her yıl ülke ekonomilerine milyarlarca dolar ziyan verdiğini kaydederek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Betonun geri dönüşümü de yok. Bu gidişle topraklarımızın uçsuz bucaksız bir moloz çöp döküm sahasına dönüşme ihtimali var. Tek çözüm, geri dönüştürülebilir tabii malzemelerle inşaata yönelmek. Sürekli yap-yık modeli ekonomik yitik demektir. Hangi ülke bu radde ekonomik kayba dayanabilir? Her yıl ömrü dolan 500 bin konutun yıkılması gerekiyor. Ömrümüz yapıp yıkmakla geçebilir mi? Diğer inşaat malzemeleri ile karşılaştırdığımızda en az ömürlü malzeme beton. Dünyada betonun kapladığı alan, yeşil alanları geçti. Artık betondan vazgeçmeli, alternatif ürünlere yönelmeliyiz.”

“Geleceğin binalarında beton olmayacak”

Özyurtlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Özyurt, yatırımcının konuta bakış açısının ve sektörden beklentilerinin değiştiğini belirterek, daha az katlı, bahçeli, geniş balkonlu, doğaya ziyan vermeyen veya zararı minimum ölçüye indiren malzemelerin kullanıldığı binaların artık talep göreceğini söyledi.

Bundan sonra binalarda betonun daha az kullanılacağını veya hiç kullanılmayacağını, çeliğin daha fazla tercih edileceğini dile getiren Özyurt, “Çelik evlere doğru gidiş var. Çevreci sistemler, arıtma sistemleri, güneş panelleri, prefabrik, hızlı ve ekonomik çözümlerle konut üretilecek.” diye konuştu.

Özyurt, son dönemde tüketicinin talebinde yaşanan değişikliğin şehircilik açısından da olumlu bir gelişme olduğunu kaydederek, “Bahçeli, daha az katlı, balkonlu, peyzaj alanı ve yürüyüş parkurları bulunan projelerin daha fazla tercih edilmesi şehircilik açısından da güzel gelişme.” açıklamasında bulundu.

Sektörde yaşanan dijital gelişmelerden bahseden Özyurt, şu ifadeleri kullandı: “Sektör gelecekte ilim kurguyu andıran gelişmelere sahne olacak. Örneğin, inşaat atıklarıyla değerli bir kaynak yaratmak öncelikli olacak. Organik atık ve mantar sporlarıyla yetiştirilebilecek bina malzemeleri geliştirilmesi ve eski nesil bir binanın atığının yeniden kullanılarak, yeni nesil binalar için malzemeye dönüştürülmesi olası olacak. Plastikten sürdürülebilir yollar oluşturmak için plastik atıkları kullanan ülkeler var. Hollanda’da plastik atıklarından bisiklet yollarının yapılması konuşuluyor, hatta denemeler başladı.”

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.