DOLAR 13,71940.4%
EURO 15,56840.18%
ALTIN 786,210,93
BITCOIN 669362-1,30%
İstanbul
14°

AÇIK

06:35

İMSAK'A KALAN SÜRE

gramofona can veren baba-oğul
40 okunma

Gramofona can veren baba-oğul

‘Eskiye rağbet olsa bitpazarına nur yağar’ sözünün pek de bir geçerliliği kalmadı artık. Çünkü bitpazarına gerçekten nur yağıyor. Bitpazarlarını yakından takip eden antika ve nostalji meraklıları, eski eşyalara artık evlerinin en güzel köşesinde yer veriyor...

ABONE OL
7 Kasım 2021 10:30
gramofona can veren baba-oğul
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Habil TANGÖREN – Teknolojinin nirvanaya ulaştığı günümüzde bitpazarına da nur yağıyor. Unutulmaya sima tutmuş, maziye karışmış eşyalar listesinde başı çeken eşyalardan olan gramofon, yeniden gözde olmaya başladı.

Bir zamanlar evlerin kafa köşesinde yer meydan ancak daha sonraları teknolojiye mağlup düşüp çatı katlarına, depolara atılarak çürümeye terk edilen gramofona rağbet giderek artıyor. Yüreklerinin sesini dinleyen nostalji ve gramofon tutkunları, bu nostaljik müzik aletinin değerini artık daha fazla biliyor.

gramofona can veren baba-oğul

Taş plaklar parlıyor

Dönemin teknolojisiyle üretilen taş plaklar da, tavan arasından ve depolardan çıkarılan gramofonların yeniden kullanılmasıyla eski parlak günlerine dönmeye başladı. Öyle ki, ortalama 200 liradan satılan taş plaklar, sanatçısına göre 5-6 hatta 10 bin liraya kadar bile müşteri bulabiliyor.

1900’lü yıllardan günümüze gelen antika gramofonlar, yılların yorgunluğunu taşıdığı için de sık sık tamir görmeye, yenilenmeye ihtiyaç duyuyor. İşte tam da burada “gramofon doktoru” Sacit Çavşak ve oğlu İbrahim işe el koyuyor. Baba-oğul, arızalı gramofonları bir cerrah titizliğiyle tamir edip bakımlarını yaparak hayata döndürüyor. Sacit üstat ve oğlu, tıkır tıkır çalışır hale getirdikleri gramofonu sahibine teslim ettiklerinde tüm yorgunluklarını unuttuklarını söylüyor.

Çocukluğunda evdeki gramofonu söküp takmakla işe başlayan Sivaslı Sacit Çavşak, zamanla el becerisini iyice geliştirdi ve eşin dostun gramofonunu tamir etmeye başladı. Yıllar sonra büyüyüp çoluk çocuğa karışan Çavşak, 2004 yılında Karayolları’ndan emekli olduktan sonra İstanbul’a yerleşti.

‘Gramofon Baba’ ile tanıştı

Bir süre sonra, Sivas’ta iken methini duyduğu Kapalıçarşı’daki “Gramofon Baba” lakaplı Mehmet Öztekin’le tanıştı. Onunla birkaç kere görüştükten sonra gramofon tamiri için kendi dükkanını açmaya karar verdi ve 1998 yılında Kadıköy çarşı içinde bulunan şimdiki dükkanını açtı. Zaman içinde Sacit Çavşak’ın adı gramofon tutkunları arasında iyice yayıldı ve tanındı.

O da artık gramofon ustası olmuştu. İstanbul’un ve Türkiye’nin her yerinden gramofonu arızalananlar ona gelmeye başladı. Çavşak, yıllar geçtikçe gramofon tamirciliği yanında koleksiyonculuğa da başladı. Yavaş yavaş muhtelif boylarda gramofonlar ve taş plaklar topladı. Şimdi evinde gramofonun atası olan fonograflar, borulu gramofonndan, çanta gramofona, salon gramofona, cep gramofonuna kadar 100’e yakın gramofon, muhtelif sanatçılara ait 11 binden fazla da taş plağı var.

Türkiye’nin dört bir yanından nadide gramofon ve taş plak toplayarak evini tam bir müzeye çeviren Sacit Çavşak, üniversiteye giden oğlu İbrahim’le beraber gramofon tamirine devam ediyor. İbrahim’in de zaman içinde neredeyse kendisi kadar üstat tamirci olduğunu söyleyen Çavşak, “Benden sonra bayrağı İbrahim devralacak. O da en az benim kadar üstat oldu” diyor.

gramofona can veren baba-oğul

‘Çobanlar gramofon taşırmış’

Sacit usta, teknoloji yardımıyla uzaktan gramofon tamiri de yapıyor. Sacit usta, bu yönünü şu sözlerle anlatıyor: “Zaman zaman İstanbul dışından da gramofon tamiri yapanlar beni arıyor. Onların gramofonu getirmesi zor, benim de gitmem olası değil. Onlara diyorum ki, ‘cep telefonundan görüntülü ara, kamerayı gramofona çevir, arızayı beraber giderelim.” Nitekim cep telefonu kamerası yardımıyla arızayı kısa sürede tamir ediyoruz. “Allah senden razı olsun ustam. Müşkülümü giderdin” diyorlar. Bunun manevi hazzı da bana yetiyor.

Bu tamirat işleri sırasında hiç rastlamadığım modellerde gramofonlar geliyor. Çok değişik, ilk kere gördüğüm gramofonlar. İlk çıktığından beri yaklaşık 400’den fazla çeşit gramofon üretilmiş. Jetonlusu var, havalısı var, elektriklisi var. Var da var. Cep gramofonu da var, yolculuklarda çalarsın diye. Çobanlar bile gramofon taşıyormuş zamanında. Koyunlar otlarken o da gramofon dinleyip keyif yaparmış. Eskiden uzun kış gecelerinde şimdiki gibi televizyon falan yok, radyo bile yok. İnsanlar ne yapacak, bir evde toplanıp gramofon çalar eğlenirlermiş. “

gramofona can veren baba-oğul

Sergi açtı

Gramofon tutkunlarının yakından tanıdığı bir isim olan Sacit Çavşak, geçtiğimiz yıllarda Sultanbeyli Belediyesi’nin desteğiyle “Geçmişten günümüze gramofon ve taş plak” isimli bir de sergi açmış.

gramofona can veren baba-oğul

‘Özel taş plaklarımı herkese vermem’

Sacit usta, fazla nadir bulunan taş plaklarından bazılarını sanatçılara da programlarında aşırmak üzere veriyor, “Ama herkese de vermem. Çünkü bunlar fazla değerli plaklar. Güvenmediğim kimseye veremem. Kırılır mırılır o zaman üzülürüm” diye de ekliyor.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.